Mavi peri pinokyo her yalan söylediğinde burnunu uzatcağına tahtadan çükünü koparsaydı pinokyo yalan söylemezdi

11 Ocak 2012 Çarşamba

Keşke Burada Olsaydın

Öncelikle seni çok özledim, tam bu sabah bu saatte, daha önce hiç özlemediğim kadar çok üstelik. Artık ağırıma gitmiyor aynı şeyi hissetmemiş olmamız, bazen sadece bazen benden benim senden bahsettiğim gibi bahsetmemiş olma olasılığın ürkütüyor beni.

Seni çok özlüyorum söyleyebileceğim bundan ibaret. Sabah ezanını bekleyişimizi, hiç bir zaman güneşin doğuşunu birlikte izleyemeyecek olmamızı özlüyorum. Bazen annenin gıcık eden eleştirilerisini bile özlüyorum.

Sanırım 2005 senesiydi bir rüya görmüştüm, yine sen beni terketmiştin artık ne işin çıktıysa. Ankaradaydık, önemli gün ve haftalardan bir tanesiydi, lale mevsiminin istanbuldaki son günleriydi, ben izmirden gelmiştim. Mfö sarı laleler albümü ile o dönem bütün sevgililerin şarkısı olmuştu. Ben sana sinirlenince anneni arayıp sarı laleler şarkısını söylemekle tehdit etmiştim. İşte tam o dönemdi, son görüşmelerimiz dediğimiz görüşmelerimizden bir tanesiydi. Sabah yanımdan usulca kalkmıştın. "Ben gidiyorum" demiştin, ben anlamamıştım "Görüşürüz" demiştim. Uyku sersemi "Görüşürüz" demiştim, sen de gitmek için kalkmış kapıyı kapatmıştın. Elimi sağ tarafıma uzattım, evet tam sağda senin uyuyor olman gerekliydi, yastığa dokundum, çukurlaşan yorgana, bu arada haberin olsun bütün yatağı kaplamıştın bana küçücük yer kalmıştı ses etmemiştim. Tam sağ tarafımda bir boşluk farkettim, sen gideli 15 dakika olmuştu herhalde. Uyandım, gittiğini anladım. Hava biraz soğuktu, karlar henüz eriyordu, yağmurlar hala yağmaya devam ediyordu. Ben böyle anlattıkça şiirsel duruyordu. Kalktım giyinmeden, kapı önünde duran ilk terliği ayağıma geçirerek koştum peşinden.

Otobüse binmek üzereydin, gitme desemde gidecektin. Zaten yaşım gitme demek için çok küçüktü, yinede koştum. Nefesim tükenene kadar. Şiirsel olsun istedim sadece, geri döndürmek değildi niyetim. O sahne hep aklında kalsın istedim. Otobüs durağında, sen ayağını bilmem kaç numaralı kırmızı otobüse tam basarken benim nefes sesimi duydun. Ayhan ışık bıyıklarınla gülümsedin. ÖYle görüşürüz demekle gitmek olmayacaktı, görüşemeyecektik. Sonrasında yinede görüştük ama hiç bir görüşmemiz o ankara sabahındaki gibi değildi.

İşte tam o dönemde gördüm rüyayı, aslı diye bir kız bana kahve falı bakıyordu. Rüyamda sahiden canım yanıyordu, kız fala bakıp "şşşş sakin ol o sana dönecek" dedi. Evet sonra hemen döndün ama hemen sonra leş bi şekilde gittik birbirimizden. Keşke o rüyayı görmeseydim.

Bir daha seni bulamadım, önceleri aramadım. Sonra aradım, büyüdüğünü öğrendim. Ama bana hiç sormadın büyüdün mü diye? Hiç bir şeyi bu kadar içten söylemedim, keşke o ankara sabahına dönebilsem şiirsel bir sahne hazırlamak yerine "Gidiyorum" dediğinde "Görüşürüz" demezdim. Terlikleri ayağıma geçirip peşinden de gelmezdim. Son 5 dakikayı sarılarak geçirirdim. O zamanlar hiç önemi yoktu o 5 dakikanın, henüz kalbimi kırmamıştın, henüz ağzına sıçmamıştım. Sanırım benim büyük aşkım sensin. Keşke dirilebilseydin.

6 Bir bilen diyor ki::

nini dedi ki...

zaten hastayım... halsizim.. narinim... mutsuzum bu günlerde...

bu yazın resmen canıı okudu! hayır anlamıyorum, sevgilim yanımda hep, çok da mutluyuz... niye böyle oldum ki ben şimdi...?

ellerine sağlık!

Poene dedi ki...

yitip giden aşkının ağırlığı altında ezilmek kadar can yakan bir şey varmı bilemiyorum.. geçmişin gölgesinde üşümenin yerini tutacak bir soğukla da tanışmadım henüz. dilerim kalbin yeniden ısınır geçmişin ne güzelliği ne çirkinliği acıtamaz olur canını..

Rubi dedi ki...

sen n`aptin yaa :((((

mavimetropol dedi ki...

üzüldüm :(

Zodyakta Bokuyla Oynayan Kız dedi ki...

lan ben bunu kafam güzelken yazmışım hatırlamıyorum şimdi bakınca ne oluyor dedim :D

bitter dedi ki...

güzel şeyler kafa güzelken cıkıyor böle hep ya.. bende denicem valla.!